Home / Doğuma Hazırlık / Hamilelikte Yaşanılan Sorunlar ve Her Hamilelik Aynı mıdır? Bölüm 2

Hamilelikte Yaşanılan Sorunlar ve Her Hamilelik Aynı mıdır? Bölüm 2

Bu hamilelik sorunlarını bir seferde anlatamayacağımı biliyordum malum koskoca dokuz ay erkeklerin askerlik anısı gibi, on gün anlatsam eminim on birinci gün yine anlatacak bir şeyler bulurum. Şaka tabi ki ne askerlik hamilelikle kıyaslanır ne de doğum sünnetle. Hepsinin hem yeri ayrı hem de kişiye göre değişir. Kimi kolay askerlik dönemi geçirir kimi kolay hamilelik ama bence ortak tarafı asker için vatan neyse anne için de bebeği odur. Her ikisi de uğruna fedakarlık yaptıkları bu ulvi görev için gözlerini kırpmadan canlarını verirler.

Tekrar hamilelikte görülen sorunlara geri dönecek olursak ödem bende hiç olmadı ama her iki hamileliğimde de tuz çok az tükettim. Sabahları kimileri domatese, salatalığa, yumurtaya tuz döker ben hiç kullanmam kahvaltıda tuz. Peynirin tuzlusunu bile koymam kahvaltı masama.21 gün şeker yeme şeker aramazsın diyorlar inşallah deneyeceğim çünkü ben tatlısız duramayanlardanım. Zaten diyet yapama ma nedenimde bu (Tek yaptığım diyet dukan diyetiydi. Şeker yasak olmadığı için yani şeker yerine tatlandırıcılarla Nutella da yapıyordum kendime kekte. Sekiz kilo verdim iki ayda. Sadece iki kilosunu aldım ama hiç tavsiye etmem. Meyve yemek yasak olduğu için insanın vücut direncini o kadar çok düşürüyor ki iki ay sonunda hasta olmasam kesin devam ederdim çünkü kilo vermek hem de hiç aç kalmadan tatlısız kalmadan gerçekten çok güzel bir şey ama hasta olup dudağımda uçuklar çıkınca sağlığın yerini hiçbir şeyin tutmadığını anlamış oldum. Bana dukan diyetinin hatırası üst dudağımda çıkan uçuk oldu. Bu diyete başlayana kadar hiç uçuk görmemiş ben şimdi ne zaman biraz hasta olsam hemen aynı yerde uçuk çıkıveriyor.)Bir türlü tatlısız yapamıyorum ama tuzsuz yapabiliyorum. Bu konuda eşime teşekkür etmeliyim eskiden yemeklere çok tuz koyardım el alışkanlığı bir de tadına bakmadan sofrada ilk tuza saldırırdım. Evlendikten sonra tuzu yemeklere az koyar oldum. Bir de bizdeki masaya tuz gelmeme yasağı evlenince başladı. Karabiber, kırmızı pul biber gelir ama tuz gelmezdi. İyi ki de öyle alışmışız çünkü çocuklar olduktan sonra çocukların damak tadı da size göre şekilleniyor ve sofrada tuz aramıyorlar.

Bir kış bir de yaz hamileliği geçirdim yaz hamileliği gerçekten çok zormuş. O sıcaklarda koca göbeğinizle o kadar çok bunalıyorsunuz ki…Malum zaten vücut ısınız da çok yüksek oluyor. Ben doktor kontrollerine ve işe giderken çok zorlanıyordum. Eğer bir de tuz çok tüketirseniz hem sıcaktan hem de tuzdan dolayı fazla su içip ödem olabilir ayaklarınızda. Bir arkadaşımın ayaklarını hatırlıyorum da kızcağız yazık terlikten başka bir şey giyememişti hem de iki numara büyümüştü ayakları. Benim ayakkabı numaram hiç değişmedi son ana kadar tüm ayakkabılarımı giyebildim maalesef topuklular hariç J Gerçekten de kilo artınca topuklu eziyet oluyor bir de korkuyorsunuz düşerim şaşarım neyime gerek topuklu diyorsunuz.

Tuz tüketmemek tansiyon sorununuz varsa bunun için de iyi olabilir belki. Benim normalde tansiyonum hep düşüktür büyük tansiyon 10 küçük tansiyon 6.İlk hamilelikte tansiyonla ilgili bir problem yaşamadım. İkinci hamileliğimde ise tansiyonum çok değişkenlik göstermeye başladı bir anda düşüyordu bir anda yükseliyordu. Bu değişkenliği de fark etmemin nedeni kulağımdaki çınlama ve basınçtı. Bu çınlama ve basınç o kadar fazla oluyordu ki günlük hayatta beni çok zorluyordu. Konuşurken ya da yemek yerken çok rahatsız oluyordum. Doktora şikâyetimi anlattığımda tansiyonunu takip edelim dedi. İşyerimin yakınındaki bir eczaneye gidip değişik zamanlarda tansiyonumu ölçtürdüm. Yemekten önce ve sonra, basıncın olduğu an. Takip sonucunda tansiyonumun rahatsız olduğum an yükseldiğini fark ettim. Nasıl bir tedavi uyguladığıma gelince sakız çiğnedim, yudum yudum su içtim, yutkundum. Belli bir süre sonra geçti.

Yarene hamile olduğum son dönemlerde dolaşım sorunu yaşadım sanırım. Ayak bileklerim çok kaşınıyordu ama bileklerimin neden kaşındığını bulamadım o zamanlar Göbeğim de çok kaşınıyordu ama göbeğim genişlediği için kaşınıyordu. Eşime göre göbeğimden dolayı eğilip ayak bileklerimi güzel temizleyemiyordum. Çok kaşındığım birkaç kere eşim yardım etti sabunlayıp yıkadık biraz geçer gibi oluyordu ama tekrar kaşınıyordu. Doktora soracak oldum başka şeyler sormaktan bu kaşıntı olayı çok önem arz etmiyordu ki herhâlde sormayı unuttum sonra kendiliğinden geçti zaten. Sormayı unuttum denemez aslında listeye alacak kadar önem teşkil etmedi herhâlde. Beni bir görseniz gülerdiniz her muayeneye elimde listeyle gidiyordum. Sağ olsun doktorum soru listesini cevaplardı tek tek. Ancak bu şekilde içim rahat ediyordu ben hayatımın her döneminde yazarak çalışan bir insan oldum. Malum insan birçok şeye odaklanıyor bazen her şeyi akılda tutmak mümkün olmuyor.

Hamileliğin 34.haftasında Lansinosh’un lanolinli göğüs ucu kremini kullandım. Kullanmanızı tavsiye ederim. Doğum sonrası emzirme döneminde göğüs ucu çatlaklarının oluşmaması için alacağınız önlemlerden biri de bu. Benim Yarende üç ay boyunca göğsüm çatladı,  yara oldu ama Allahtan tecrübeli olunca Derende bu sorunu yaşamadım.

34.hafta demişken aklıma geldi sakın ama sakın bebek alışverişinizi son ana bırakmayın. Son zaman o kadar çok tuvalete gitme ihtiyacı hissediyorsunuz ki anlatamam. Benim çalıştığım işte ziyaretlerde gerçekleştiriyoruz. İşyerinde Ziyaretlere beraber gittiğim arkadaşım dalga geçiyordu benimle. Dışarıya çıkacağımız zaman sen istersen son bir kez daha tuvalete git de öyle çıkalım diyordu. zira benimle beraber sokaklarda tuvalet az aramadı. Bu nedenle rahat rahat alışveriş yapmak istiyorsanız en kötü altıncı ayda bitirin bence eksiklerinizi.

Yorumlar

About Yeliz Kartal YAVUZ

Bu Yazıyı Okudunuz Mu!

Hamilelik

Hamilelik Evlendikten sonra hemen çocuk yapmadık sonra maalesef biz istediğimizde bebeğimize kavuşmamız için 1.5 sene …